ÜSYE

Hasta olmak bir lükstür.

Ama eğer yalnız yaşıyorsanız, hele ki bir de bir köpekle aynı evi paylaşıyorsanız gerçekten lükstür. Ve ne yazık ki sizin böyle bir lüksünüz yoktur…

Aylardır gribe direniyorum.. Muhtemelen bazı virüsler girdi içeri ama ben direniyorum, ve sürekli içeride bir savaş olduğu için hasta olmak ve olmamak arasındaki o ince çizgide yürümeye çalışıyorum..

Dün boğazım acıyordu inceden. Annemlerde kahvaltıdaydım. Tabi yine kahvaltıyı neredeyse akşam yemeğine bağladım.. sonra koştur koştur eve geldim, köpeği eve bıraktım, kuruttum sonra da tiyatroya koşturdum. Aralarda tabi taksi bekledim..

Gece eve döndüğümde boğazımın acısı artmıştı, gecenin bir yarısı yutkunurken korkunç bir acıyla uyandım. Allahtan evde boğaz spreyi vardı, boğazıma braz sıktım ve acısının geçmesini bekledim, azalınca da uyudum..

Sabah sürünerek uyandım. Boğazımda korkunç bir acı, geniz akıntısı, burnumun tek tarafı tıkanmış tamamen, bir de rakı sonrası sabahı gibi bir baş zonklaması

Köpeği tuvalete çıkarttım, eve geldim. Eski bir arkadaşımın çocuğunun 1.yaş doğum günü partisine davetliydim, maalesef bu özenti akıma tüm arkadaşlarım kapıldı. Çocuğun birinci yaş doğrum günü partisi nedir allasen, üzerinde pıtırcık 1 yaşında yazan sular, kanepelerin üzerinde kürdanların ucunda pıtırcık 1 yaşında yazan bayraklar, pıtırcık resimli magnetler falan.. lan ben senin oğlunun resmini ne diye buzdolabıma yapıştırayım.

Neyse, gittim it gibi. Tüm arkadaşlarım arka arkaya yavruladıkları için hepsinin geçtiğimiz aylarda 1.yaş doğumgünü partileri olmuştu, hepsinde de biryerlerdeydim gidememiştim çok üzülerek. Buna gitmek zorunda kaldım.. çünkü ciddi küfür falan yedim..

Neyse kahvaltı yaptım, 2 adet portakal ve yarım greyfurttan oluşan vitamin yüklemesinin ardından duş aldım apar topar, fırladım evden. çok çok sevdiğim bir arkadaşım ile buluştuk, o da bekar ama yakında evlenecek, davetiye dağıtıyor, herkesi birarada görüp davetiyelerini vermek için bir fırsat olarak kullandı olayı.. Bu elemanın sevgilisi olan hatun ki kendisi de çok yakın arkadaşım canımdır, benimle aynı semptomları gösteriyormuş. Ancak kendini sokağa atmak yerine evde yatıp dinlenmeyi tercih etmiş.

Doğum gününe yaklaşık 1-1.5 saat kadar iştirak ettikten sonra, haftaya evlenecek olan arkadaşım aradı, kendisine evlenmeden önceki hafta birlikte hamam masaj vb gibi etkinlikler yapma sözüm vardı.  Eve uğradım, yeni evi için benden istediği hediyeyi evden aldım ve buluşma noktasına ulaştım.

Hamamdır, masajdır, saunadır derken akşamüzeri çıktı, vücudumuz hamur kıvamında mekandan ayrılıp kendimizi antep yemekleri yapan bir kebapçıya attık, yedik içtik bi dünya. Sonra günün sonlarına doğru benim burnun debisi arttı, daha yuksek bir hızla akmaya başladı ve biz hesabı isteyip mekandan ayrıldık. Eve yakın bir noktada olduğumuz için eve yürüyerek döndüm. Sonrasında köpeği çıkarttım 1 saate yakın yürüdüm ve eve ulaştım. Eve girdiğim andan beri de bugün ne yaptım lan ben kendime dedim. Evde oturup dinlenmem ve kendimi pamuklara sarmam gerekiyordu bugün sokaklarda böyle sürtene kadar..

Şimdi de ikinci sihirli karışımımı deniyorum. Vitamin de overdose olmazsam iyi diyerek J2 portakal ve yarım greyfurt suyu, ardından tarçın ve zencefil ile demlenmiş ıhlamur (bol limonlu ve ballı) ilaveten 1 adet grip 1 adet de sinüzit ilacı..

Bu kadar takviyenin ardından yarın yataktan kşarak çıkmazsam ne olayım :)

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !