15052014

Aslında şuanda toplantı notu yazmam gerekiyor.

2.5 saat süren toplantı sonrası bir yerlere mailler göndermem bazı işleri toparlamam gerekiyor.

Bu ay bitmeden başlatmam gereken bir pilotun bazı aşamalarını netleştirmem gerekiyor. İnsanları organize etmem gerekiyor.

Kafamı toparlayamıyorum…

 

Ne önemi var ki bütün bunların..

24 saat önce, bu ülkenin bir yerinde değil kimliği sayısı bile bilinemeyen maden işçilerini diri diri toprağa gömdük..

İnternetteki resimlere bakıyorum, içim acıyor, gözlerim doluyor. Hayatta kalan maden işçilerinin toprağın altındaki arkadaşlarının cansız bedenlerini çıkartırken yüzlerinden akan umutsuzluk, şok, inanmazlık hali..

O gözler, o bakışlar..

Madenden sağ çıkmayı başaran 3-5 kişinin hayatta kaldığına sevinemeyişi..

Sedyeyi kirletmeyi önemseyen o işçi, değersizliğini zaten peşinen kabul etmiş, sedye lan o, siktiriboktan bir kumaş parçası kirlenecek olan.. sen değerlisin, senin hayatta olman değerli, o cehennemden sağ salim çıkman önemli.. “Sen” önemlisin be adam…

O madende ölümle pençeleşmeden önce de sen değerliydin. Ölümle burun buruna gelmen değerli kılmadı seni. Sen sadece insan olduğun için değerliydin.. madende çalışmak seni değerli kılmıyor, insan olmak seni değerli kılıyor ve insan olarak zaten o sedyeyi kirletme hakkına sahipsin..

O insanlar, yerin bilmemkaçyüz metre altında ekmek parası için çalışanlar.. Üç kuruşa.. Zehir soluyarak... Canları ceplerinde..

Düşüncelerimi toparlayamıyorum. Ne denir ki bu saatten sonra.. Hangi dua, hangi küfür işe yarar. Hepsi anlamsız.

Hepsini yaptım oysa ki.. Akşam eve gider gitmez TV karşısına geçtim bir yandan köpeği tuvalete çıkartmak için hazırlanıp bir yandan deli gibi ağlaya yalvara dua ettim.. Allahım nolur nolur nolur… Sonra insanlar her zamanki gibi TV karşısında pahalı takım elbiseleriyle böbür böbür konuşuyorlar. Orada can pazarı yaşanıyor, TV den baktığında bile havada sis gibi çökmüş olan acıyı görüyorsun, endişeyi görüyorsun. Sen orada nasıl hala takım elbisen jilet gibi durabiliyorsun??? Binlerce insan orada olsam destek olabilsem keşke acılarına diyor, sen oradasın, uzansan o korku ile bekleyen insanlara dokunacaksın.. Sonra halkın içindenim halka yakınım aynı dili konuşuyorum  diyorsun ya.. nah yakınsın..  senin onlarla konuştuğun aynı dil sadece kahvede okeye dönen ya da tavlada saatlerce gele atan adamın muhabbetiyle kısıtlı.. Busun sen, ötesine de geçemezsin.. Küfür de ettim.. Hükümet devlet siyaset falan değil mevzu, siyasi görüşü ne olursa olsun kim olursa olsun.. öyle bir ortamda takım elbisenle grantuvalet üzerin tozlanmadan dikilip duruyorsan, durabiliyorsan, insan değilsin sen kardeşim…

Keşke yapacak bir şey olsa, ama ne kadar çaresiziz… O insanların uğruna can verdikleri kömür ne amaçlara hizmet ediyor.. bunu düşününce. Ya da bu felaket önceden görülmüş bilinmiş uyarılmış zaten.. bu bilinince. Senin kanın aslında senin muhtemelen oy verdiğin insanların ellerinde, bunu biliyorsun değil mi? Burada birşeyler var, araştırılsın denilmiş, aradan 15 gün geçmeden başına gelmiş bunlar.. bunu görmeyeceksin.. bunu anlamayacaksın.. senin başına gelenin acısını da ben duyacağım taa içimde.. senin başına gelen için ayağa kalkan insanlara polis müdahale edecek. Senin soluduğundan başka bir çeşit gazla..

Tv karşısında bu olayı gerçekten içten üzülerek izleyeceksin, gözyaşı dökeceksin. Ama bunda senin de bir payın olduğunu hiç düşünmeyeceksin. Bas bas bağıracak herşey göz göre göre oldu bu diye, duyacaksın, anlayacaksın.. ama birleştiremeyeceksin yine.. ne olur bir farketsen, ne olur şu ilişkiyi bir kursan artık, ne olur….

Akla mantığa sığmıyor. Gerçekten sığmıyor

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !